Forum'a Hoşgeldiniz
Forumumuz; Düz Dünya ve Chemtrails savunucuları için kurulmuştur. Bu kapsam da kanıtlar, belgeler ve fikirler paylaşılmaktadır.
Kayıt Ol Forum Rehberi

20 Soruda Düz Dünya Ne Demek ?

geokomplo

Bay
Kullanıcı
28 Şub 2018
1
3
26
Bursa
#1
KÜRE DÜNYA - DÜZ DÜNYA

İDDİA 1 : KAYBOLAN GEMİLER DÜNYANIN KÜRE OLDUĞUNUN KANITIDIR. DÜNYANIN EĞİMİNİN ARKASINA GİRERLER.
CEVAP 1 : Geometride perspektif kuralı vardır. Göz her zaman uzak cisimleri küçük yakın cisimleri büyük görür. Bu nedenle görüş alanından çıkan gemiler ufuk çizgisinden kaybolurlar. İnsan gözünün görüş sınırlarından çıkarlar. Çoğu dijital kamera, dürbün ve teleskoplarla yapılan testler sonucunda, bu evrimci arkadaşların tescil etmiş(!) olduğu dünyanın çapına(!) uygun eğim ile kaybolduğu belirtilen gemiler net bir şekilde görülmüştür. Belirttikleri eğim eğer gerçekse, bu mesafelerden gemilerin görülmemesi ve dünyanın eğiminin altında kalması gerekirdi. Yine kaybolmalarındaki sebep dünyanın eğimi ise, bir dürbünle bu eğim algısının yok olmaması gerekirdi.

İDDİA 2 : DÜNYA KÜRE OLDUĞU İÇİN DÜNYANIN GÖLGESİ AYIN ÜZERİNE DÜŞER VE BU DA AYIN EVRELERİNİ OLUŞTURUR.
CEVAP 2 : Yanlış. Çoğu amatör araştırmacı ve birçok insan, gün içerisinde, güneşin tepede olduğu vakitlerde, güneş ile belirli bir kısmı kararmış ya da tam hilal şeklini almış ayı, aynı anda görmüşlerdir. Bu kendinizde deneyimleyebilirsiniz. Eğer ayın üzerinde görünen karanlık, bazen iç bükey ve bazen dış bükey olan bu karanlık kısım dünyanın gölgesi olsaydı ya da kısaca dünya küre şeklinde olsaydı, ay ve güneşi aynı anda gözlemleyebilmemiz mümkün değildi.

İDDİA 3 : YERYÜZÜNDEN YÜKSELDİKÇE EĞİM MUTLAKA GÖRÜNÜR. BUNUN KANITLARI VAR. EN AZINDA VİDEO VE GÖRSELLERLE KANITLANMIŞTIR.
CEVAP 3 : İster şehirlerarası ister kıtalar arası seyahat ediniz , isterseniz en yüksek irtifadan uçan bir uçakta yolculuk yapınız , düz ve hat şeklindeki ufuk noktasını her zaman göz hizasında dümdüz bir çizgi halinde görürsünüz. Teknolojinin gelişmesiyle video paylaşım sitelerinde ve diğer internet platformlarında, dünyanın eğimini gösteren görseller, tamamimiyle teknikle alakalıdır. Bunların tamamı görüntüyü, balıksırtı gibi gösteren ve son teknoloji ürünü GoPro kameralarla çekilmektedir. Bu kameraların özelliği, merkez görüntü ekseni odaklıdır. Eğer cihazı aşağı eğerseniz görüntü bir tas gibi çukur, yukarı eğerseniz düz hattı top gibi şişmiş halde görürsünüz. Yani kısacası video ve görsellere güvenemezsiniz.

İDDİA 4 : BİR NOKTADAN ÇIKAN BİR YOLCU SÜREKLİ GİTTİĞİNDE AYNI NOKTAYA GELECEKTİR. BU NEDENLE DÜNYA KÜRE ŞEKLİNDEDİR.
CEVAP 4 : Düz dünyada da aynı noktaya gelmek mümkündür. Düz dünya sathının üzerinde devamlı ilerleyen bir yolcu bir çember çizerek başlangıç noktasına tekrar gelebilir. Bunun mümkün olduğunu, algıladığınız, ya da beyninizdeki küre dünya hayaliyle değil, düz dünyanın devasa alanını göz önünde bulundurarak düşünmeniz gerekmektedir.

İDDİA 5 : DÜNYA KÜREDİR VE GÜNEŞİN ÇEVRESİNDE DÖNER.
CEVAP 5 : Dünya bir küre ve biz bu kürenin üzerinde saatte 1673 km/saat hızla dönüyoruz. Çok hızlı bir dönüş. Bir karşılaştırma yaparsak bu hız, F-16 savaş uçaklarının en yüksek hızına oldukça yakın ve ses hızından tam 1.36 kat daha fazla. Tabi bunları yaparken çocukluğumuzda oyun olsun diye üst üste dizdiğiniz oyun taşları yerinden kıpırdamıyor ve dahası inşaat teknolojisinin son ürünü, dünyanın en uzun binası 828m uzunluğuyla Burj Khaifa gökdeleni bile bu hızda dönen bir topun üstünde olduğu gibi duruyor. yoksa yerçekimimi var?

İDDİA 6 : ELBETTE Kİ YERÇEKİMİ VAR. DÜNYANIN YERÇEKİMİ BİZE HUZUR(!) VERİYOR…
CEVAP 6 : Kuantum mekaniği paradigmasının işleyişini net ve kesin matematiksel kanıtlarla sunan fizik, her nedense yerçekimine gelince suspus. Fizik biliminin geldiği noktada, yerçekimi formülü, ne olduğu bilinmeyen bir fenomene, zorla giydirilen dar beden elbise gibi. Son akademik araştırmalarda bile yerçekimi, matematiksel olarak formülüze edilememiş ve bir hipotezden öteye geçememiştir. Sözde bilimcilere sorarsanız, yerçekimini kabul ederler, ancak yerçekiminin ne olduğunu ve nasıl bir kuvvet olduğunu anlatamazlar. Yer çekimi bir diğer değişle kütle çekimi dünyadan kaynaklanan bir kuvvet değil, aksini maddelerin yoğunlukları ile alakalı bir durumdur. Çok basittir. Yoğunluğu havadan fazla olan maddeler düşer. Bu kadar basit…

İDDİA 7 : GÜNEŞ YAKLAŞIK 150 MİLYON KM UZAKLIKTADIR.
CEVAP 7 : Çok basit bir hayal kuralım. Biz deniz kıyısında, yüksek bir tepeden bakarken bulutlu gökyüzünde bulunan kara bulutların arasında, deniz yüzeyine yansıyan güneş ışınları. Tüm hatırladığınız açılı bir güneş ışığı yansıması değil mi? Tabi ki öyle. Eğer güneş 150 milyon km uzakta olsaydı, bulutların arasından deniz yüzeyine açılı bir şekilde yansımaz, kendisini düz bir spot ışığını andırır şekilde gösterirdi. Dolayısı ile güneş bize çok yakın ve bilimin söylediği gibi dev bir ateş topu değildir.

İDDİA 8 : DÜNYA KÜREDİR VE OKYANUSLAR KÜRENİN ÜZERİNDEDİR.
CEVAP 8 : Dünyada tespit edilen 1338 kentilyon litre su vardır. Bu suyun çoğunluğunu, denizler ve okyanuslar oluşturur. 1338 kentrilyon litre… Sizde yaklaşık 60-80 kg ağırlığında bir insansınız. Kürenin ekvator bölgesinin üstünde bulunan insanlar yere dik olarak konumlandığını düşünürseniz, altındaki insanlar ters konumlanır. Diyelim ki bu böyle. Kürenin altında 1338 kentrilyon ağırlığındaki okyanus sularını çeken küre yer çekimi, nasıl oluyor da, bu ağırlıktaki su kütlesinden daha hafif olan uçakların aerodinamik kuvvetini yenemiyor ve uçaklar havada havada kalabiliyor. Ya da, yerinde zıplayan bir insanı, nasıl olurda, 1338 kentrilyon ağırlıkta bir sıvı kütlesini, yerçekimi ile kendinde tutabilen bir küre zıplama anında insanı çekemiyor.

İDDİA 9 : DÜNYA DÖNDÜĞÜ İÇİN YILDIZLARDA ÇEVREMİZDE DÖNERMİŞ GİBİ GÖRÜNÜR.
CEVAP 9 : Dünya hareket etmez. Sabittir. Nasa ve modern astronomi bize Polaris yıldızının 323-434 ışık yılı(!) yada 2 katrilyon mil(!) uzaklıkta olduğunu söylüyor ancak, nasıl olup da 2 katrilyon mil uzaklıkta(!) Polaris yıldızının, yılın her günü tam kuzey kutbunun üzerinde yer almayı sürdürdüğünü açıklayamıyorlar. Ayrıca daha önceki belirttiğimiz gibi yıldızlar dünyanın çevresinde ya da dünya kendi ekseni etrafında dönmüyor, aksine yıldız ve diğer gök çizimleri düz dünyanın üzerinde dönerken perspektif görüntüden dolayı batıyorlarmış gibi algılanmaktadır.

İDDİA 10 : ABD UZAYDAN DÜNYA'NIN FOTOĞRAFLARINI ÇEKTİ. KÜRE OLDUĞUNU KANITLADI.
CEVAP 10 :
Büyüyen bilgisayar grafik teknoloji ile birlikte grafik işleme tekniği de gelişmiştir. Apollo 8 görevindeki William Anders'in 24 Aralık 1968'de yakaladığı söylenen renkli dünya fotoğrafından bu yana dünyanın diğer uluslarının uzay araştırma birimleri tarafından çekildiği söylenen yüzlerce fotoğraf vardır. Bu fotoğrafları incelerseniz resimler üzerinde bol miktarda photoshop efektleri görebilir ve her resmin birbirinden farklı olduğunu anlayabilirsiniz. Sözde uzaydan çekildiği söylenen bu fotoğrafların, belirli piksellerdeki bulut ve kara parçası görüntülerinin dahi klon yani kopyalama yöntemiyle birden çok yere kopyalandığına şahit olabilirsiniz.

İDDİA 11 : DÜNYA'DA TÜM ÜLKELER UZAYA UYDU GÖNDERMİŞTİR.
CEVAP 11 : Son zamanlarda uzaya gönderildiği söylenen uydular tamamen yalandır. Son, sözde verilere göre, atmosferin dışında belli yörüngede yüzen uydu sayısı 1500’ü aşmış vaziyettedir. Peki. Bu uyduların yörüngede ilerlerken biz teleskoplarımızla bu uyduları neden göremiyoruz. Uzayda yörüngeye oturtulduğu söylenen Hubble teleskobundan tutunda en ufak amatör teleskoplara kadar, milyarlarca(!) ışık yılı ötesini görebilen bu cihazlar, şu sözde kürenin etrafında döndüğünü söylenen uyduları, neden göremezler. Hiçbir zamanda göremeyecekler. Çünkü uydu konusu tamamen yalandır.

İDDİA 12 : DÜNYA'DAKİ HER ÜLKENİN UZAY ARAŞTIRMA AJANSLARI, AYNI KÜRE SİSTEMİ VE DATALARI ARAŞTIRIYOR. HEPSİ AYNI ŞEYİ SÖYLÜYOR.
CEVAP 12 : Dünyadaki tüm ülkeler uzay araştırmalarında kullanacakları dataları, doneleri ve teknik ekipmanı NASA’nın izni olmadan kullanması yasaktır. Yani insanlara uzay araştırmaları diyerek anlatılan tüm bilgiler, bilim adı altında tek bir şirketin tekelinden, yani NASA’nın elinden çıkmaktadır. Hatta Avrupa Uzay Ajansı ESA bile tüm araştırma donelerini NASA’dan almaktadır.

İDDİA 13 : ANTARTİKA, DÜNYANIN GÜNEYİNDE BULUNAN BUZLARLA KAPLI DEVASA BİR ADACIKTIR.
CEVAP 13 : Dünyanın düz olduğu gerçeğini kabul etmeyen, evrimle kafayı bozmuş sapkınların ve bu konuyu mizah konusu yapmaya çalışan insanların aşağılayıcı bir argümanı vardır. Dünyanın bir kenarının olduğu ve oradan düşebileceğimiz gibi. Ama bu dünyanın düz olduğu gerçeğine tamamen aykırıdır. Bu gerçekte, Antartika, hiçbir zaman bir ada değil, aksine, dünyada bulunan karaları, denizleri ve içlerinde yoktan var edilmiş tüm yaşamı çevreleyen yüksek buz duvarlarından oluşmuş sınırsız buz çölünden ibarettir.

İDDİA 14 : ANTARKTİKA'YA HERKES TURİSTİK GEZİ YA DA KEŞİF İÇİN GİDEBİLİR.
CEVAP 14 : Antarktika Antlaşması, yerli halkı olmayan tek, sözde kıta olan Antarktika'nın uluslararası durumunu düzenleyen bir anlaşmadır. 1959'da imzalanmış, 1961'de uygulanmaya başlamıştır. Bugüne kadar 50 ülke tarafından imzalanarak onaylanmıştır. O günden bu güne kadarda bu anlaşma hiçbir ülke tarafından bozulmadan uygulanarak süregelmiş, dünyanın en sağlam ve bozulmayan tek antlaşmasıdır. Bu antlaşmaya göre belirli bölgelere, sorumlu askeri ve bürokratik izinler olmadan ne turist olarak nede keşif amaçlı giremezsiniz. Antartika buz çemberinin bazı yerleri hariç %95’ine yakınına yaklaşmanız dahi mümkün değildir. İzin almanız gerekmektedir. Bu el birliği ile korunan ve uygulanan anlaşma ve askeri hareketliliğin nedeni, orada, insanların görmelerini istemedikleri bir şeyleri, saklamayı mı amaçlamaktadırlar diye, insan sormadan edemiyor.

İDDİA 15 : UÇAKLAR KITALARARASI UÇUŞLARDA DÜNYA'NIN KÜRE (EĞİMLİ) OLMASI SEBEBİYLE BELİRLİ BİR ZAMAN SONRA BURUNLARINI EĞEREK İRTİFA KAYBETMELERİ GEREKİR.
CEVAP 15 : Hiçbir uçak yolculuğunda uçak belirli bir yükseklikte seyahat ederken burnunu aşağı eğme ya da belirli sürelerde irtifa kaybetme gibi hareketler yapmaz. Bu konuyu yakın bir pilot arkadaşınız varsa sorup cevabını alabilirsiniz. Uçakların içerisinde bulunan ve uçağın eğimini kontrol eden cihazlara jiroskop denilmektedir. Uçaklar belirli mesafeye yükseldikten, iniş manevrasına geçişine kadar bu cihaz, uçağın eğimini kontrol eder. Kalkış ve iniş operasyonları dışında, hiçbir şekilde, bu cihaz, açısal eğim göstermemektedir. Yol uzunluğu ve irtifa ne olursa olsun, jiroskopun eğimi hep aynıdır. Sonuç olarak uçak, mesafe ve yükseklik ne olursa, düz ve sabit bir zeminde ve zemine paralel olarak uçar. Yani hiçbir zaman bir pilottan “ben bir yuvarlağın etrafında dönüyorum” cümlesini duyamazsınız.

İDDİA 16 : NASA AY'A GİTTİ, AY'DA YÜRÜYÜŞ YAPTI.
CEVAP 16 : Nasa dahil hiçbir sözde uzay ajansı, uzaya çıkmayı başaramadı. Apollo 11, Ay yüzeyine yapılan insanlı ilk sözde uzay uçuşudur. Amerika Birleşik Devletleri'nin bu uzay uçuşunda astronotlar Neil Armstrong ve Buzz Aldrin 20 Temmuz 1969 günü saat 20:18'de (EEZ) Ay yüzeyine iniş yapmış ve orada yürümüşlerdir. Ancak son araştırmalar NASA’nın aya çıkmadığını, bunun bir senaryo olduğunu kanıtlamış ve hatta son dönem Amerikan başkanlarından olan Obamanın bile, bir basın açıklamasında “ Önümüzdeki yıllarda, alçak dünya yörüngesinden (KUBBEDEN) çıkmak için yeterli teknolojiye sahip olacağız” şeklinde açıklamalarıyla, uzaya hiç çıkılmadığını itiraf etmiştir.

İDDİA 17 : GECE VE GÜNDÜZ DÜNYA'NIN KÜRE OLDUĞUNU KANITLAR.
CEVAP 17 : Düz dünyada da gece ve gündüz mümkündür. Dünya düz bir satıhtır ve bu sathın üzerinde güneş ve ay belirli yörüngelerde hareket ederler. Bu hareket dünyanın alanının yarısını aydınlatabilecek şekilde tasarlanmış ve alanın yarısı güneş tarafından aydınlatılırken, diğer yarısı karanlıkta kalarak geceyi yaşamaktadır. Ayrıca mevsimlerin oluşması da düz dünya alanın merkezine yaklaşan, uzaklaşan ve spiral bir yörüngede yol alan güneş sayesinde mümkündür.

İDDİA 18 : NASA İNSANLIK İÇİN ÇALIŞAN EN BÜYÜK BİLİM AJANSIDIR.
CEVAP 18 : NASA, bütçenin 5.6 milyar dolarlık kısmını bilim bölümüne, 8.4 Milyar dolarlık kısmı ise insanlı keşif programlarına ayırmış durumda. NASA’ya 2016 mali yılı için 19.3 milyar dolar, 2015 mali yılı için ise 18.5 milyar dolar bütçe ayrılmıştı. 2020’de Mars’a gönderilmesi için yeni sözde keşif robotunu geliştiren Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi, özel şirketlere de pay ayırıyor. Bu kadar büyük bir para akışının olduğu yerde yalanların ve dünyanın en büyük sahtekârlığının dönmesi ve bu yalanları planlı ve programlı insanlara manipüle etmesi zor olmasa gerek.

İDDİA 19 : UÇAKLAR, HER YERDE KÜRE ÜZERİNDE EĞİMLİ GİDER GİBİ ROTA ÇİZERLER.
CEVAP 19 : Uçaklar hiçbir zaman büyük çaplı dönüşler yapmazlar. Aksine. Uçak rotalarının tamamı küre dünyaya uygun değil düz dünya haritalarına uygun olarak düz ve doğrusal bir hattır. Uçak rotalarını standartlaşmış yatay dünya haritalarına uygularsanız göreceksiniz ki aktarma olmadığı halde saçma bir rota izlemektedir. Ancak dikey azimuth distance düz dünya haritalarında uçakların doğrusal, eksiksiz, lineer bir hatta seyretmektedirler.

İDDİA 20 : İNSANLI YADA İNSANSIZ TÜM ROKETLER ATMOSFERDEN GEÇEREK UZAYA ÇIKARLAR.
CEVAP 20 : Roketlerin ilk fırlatıldığı yıllardan günümüze kadar hiç bir roket dünya tabanına dik bir şekilde uçmamıştır. Nasa’nın ve diğer uzay ajanslarının yayınladıkları roket fırlatma görüntülerinde roketler fırlatma rampasından ayrıldıktan sonra, izledikleri rotanın açısının, gözle görülür şekilde eğilmesinden sonra yayın kesilmiş ve ardından kamera açısı düzeltilmiş, bu sayede roketin dik şekilde yükseldiği algılatılmıştır. Dik olarak kalkan roketler uzaya çıkmamış belirli zaman ve uzaklıktan sonra yeryüzüne geri düşmüştür. Bu sahtekarlığı ve akıl manipülasyonunu, tüm roket fırlatma görselleri ve videolarında bulabilirsiniz.

Kaynak : www.duzdunya.org