Forum'a Hoşgeldiniz
Forumumuz; Düz Dünya ve Chemtrails savunucuları için kurulmuştur. Bu kapsam da kanıtlar, belgeler ve fikirler paylaşılmaktadır.
Kayıt Ol Forum Rehberi

İNSANIN SAHİP OLDUĞU DUYULAR VE GERÇEKLİK ALGISININ KÖRLEŞTİRİLMESİ ÜZERİNE

Sezgin YILDIRIM

Bay
Moderatör
28 Şub 2018
156
12
26
Bursa
#1
“Üç çeşit insan vardır: Görenler, gösterildiğinde görenler ve görmeyenler” -Leonardo da vinci.

Birde gösterildiğinde gördüğü halde, sırf gıcık gittiği için, kininden dolayı görmemezlikten gelenler var.İşin burası realiteyle alakalı olduğu için da vinci’nin sözünde eksik burası.

Şu iğrenç espiriyi yaptıktan sonra yazıya geçelim; “Geçen şantiyeye gittik, ben kepçe kullandım leonardo da vinci.”

Merhaba düz dünya camiası, konuya ne düz ne küre diyenler, “küreciyim ama yinede objektif bakarak bu konuyuda takibe alıyorum” diyenler ve “ne diyor la bu değişikler acaba?” diyen İhsan emmi sana da merhaba sanada selam olsun.İhsan emmi evet düz olduğu tüm toplumlar tarafından kabul edilirse evet cebine 5 bin lira konacak.Söz ben koyacam 5 bin lirayı, hele gel bi dinle.Burada varlığının oluşumunun gayenin yaşamını sürdürmenin anlamlarını ele alacağız bugün.

5 duyu meselesini biliriz.İlkokulda öğretiliyor.Görme, koklama, duyma, tatma, deri yoluyla hissetme ve tahta.

Bunlar gerçekliği algılamamız için yeterlidir.

Çoğu insan dünyaya bu özellikler ile gelir.Mesela bebek bir şeyi görür (yada duyar) gördüğü şey ilgisini çeker eliyle dokunur, dokunduktan sonra koklar ve(veya) ağzına alıp tadar.

Bebek bir şeyin verisinin beyinde yer etmesi için insani ihtiyaçların kullanımını tamamlamıştır gerektiği gibi kullanmıştır.

Konuşmaya ve konuşmaları anlamaya başladıktan sonra, doğru veya yanlış bilgilerle donatılmış ebeveynleri veya tv’deki çizgifilmler başta olmak üzere diğer tv programları tarafından kendisine bazı şeyler dayatılmaya başlanır.Taa ki okula kadar.Diğer konulara girmeyeceğim ama üzerinde yaşadığı toprak parçası ve evren oluşumu üzerinden özellikle 10 yaşına kadar süre içerisinde hem tv medyası hemde okul tarafından feci bir beyin yıkanmasına maruz kalıyor.
O, seneler önceki cisimleri dahi eliyle ağzıyla kontrol eden bebek, şimdi sadece kulaktan dolma zerre deneyselliğe dayanmayan bilgileri, tv deki sempati duyduğu çizgifilm karakterleri, evdeki her gün yemeğini barınağını karşılayan ailesi, okulda muhalefet olacağı zaman, sınıfı geçemeyip iş sahibi olamamakla tehdit edildiği öğretmen ve sözde eğitim bakanlıkları tarafından sadece dedikoduya dayalı asılsız dayanaksız realiteden uzak şeyleri beynine yerleştirmeye başlıyor.

İşte insanoğlu, henüz çocukluktan itibaren, zanna dayalı bir yaşamı sürmeye başlıyor.Kendisinin fikrinin ne olduğu hiç ama hiç önemli değil.Otoritenin ve etiket sahibi insanların ne dediği önemlidir toplumdaki çoğu kişi için.Kendisi ortaya bir iddia attığı zaman, otorite dışında kendi fikrini belirttiği zaman, amerikan filmlerindeki zenci dublajı misali “dostum sen tamamiyle kafayı yemişsin” ilk duyacağı tepki olur.Ha biraz kalabalık halde karşıdakine fikrini söylediğin zaman ise “niye yalan söylesinler ki?” olur.

Bakın bu karşıdaki adamın bu lafı demesi çok önemli.Bu lafın altında aşırı derece de bir güven yatıyor.Feci şekilde masumane bir söz.Aldatılma hissinin verdiği çaresizlik ile dilden çıkan bir söz.

Senelerdir bu adam(lar) tv deki prof etiketli kişileri, okuldaki eğitime aşırı bir güven besleyip sorgulamadan etmeden peşinden gittiler.Hiç tahmin etmiyordu senelerdir peşinden gittiği şeylerin inandığı şeylerin yalan olduğu konusuna.

Zaten olayın özüde o ya.Güvenin verdiği sahteliğe dayanan İNANÇ.O yüzden sabah akşam bir tarafımızı sayfalarda, videolarda, yırtıyoruz inanç ile bilim olmaz diye.

Benim bir lafım var, “Yanlış, hiç kimsenin hatırına doğru olmaz” diye.

Adam Star Wars fanatiği.En büyük hobilerinden biri, internetteki sosyal medya da “ya elin ülkesi uzaya çıkıyor, marsa koloni kuracak, ayda hoptek oynamayan ülke kalmadı, ama biz hala...” gibi başlayan cümleler kurup içsel tatmin yaşıyordu.”Bak nasıl lafı soktum” diye içi gıdıklanıyordu üstüne bir cığara(sigara) yakıp kahve ile löpürdetip entelektüel takılıyordu.

Bir anda çıkıp bu adamın hayal dünyasını başına yıkınca, adamın ani bir çıkışma vermesi normal.O yüzden bu insanlara durumu açarken, niye dünyanın düz olduğunu değil.Niye dünyanın yuvarlak olamayacağı şeklinde sorular sorulup yaklaşılırsa hem karşı tarafı küstürmeden, hemde daha sakin bir tartışmayla karşı tarafı teselli edip kazanmak mümkündür.

O yüzdendir ki senelerdir konuyu kime bahsederseniz bahsedin bir çoğu insandan aldığımız tepkiler böyledir.Ne manyaklığımız kalır, ne paranoyaklığımız, ne şizofrenliğimiz, vatan haini diyen ve asılmamız gerektiğini söyleyen insanlar gördüm net ortamında.Sırf dünya düz dedik diye, yeminle.

Yine bunda da medyanın ve öğrenimin payı var tabiki.”Eski uygarlıklar dünya düz sanıyorDUUUUUUUU.Öküzün beyninde duran tepsideyiz sanıyorDUUUUUUU.Eski uygarlıklar cahilDİİİİİİİİ.” diye belgesellerde anlatılır.Bak birde “di”’li geçmiş zaman ile anlatıyor bak bak.Belgeseli hazırlayan dayıoğlu gidip bol bol röportaj yaptı heralde oradaki kavimlerin hepsiyle.

Vay o eski uygarlıkların gadasını alıyım ben.Akıllı adamlarmış.En azından, 8-9 tane topun 1 top etrafında manyak gibi dönüp boşlukta uçup gittiğini söylemeyecek kadar akıllı adamlarMIŞ.

Öğrenim kitaplarında da meşhur “gitsek kenarından düşeriz” hikayesi olmazsa olmazı zaten.
İnsanların beynini bunlarla doldurursan, adamlara çıkıp düz deyince manyak da der her şeyide söyler.
Hadi düz dünyayıda bir kenara at son 2 senede patlama yaşadı.

Birisine gizli masonik örgütler, illuminati falan diye bahis açtığımız zamanları hatırlıyorum.O zaman da aynı şeyleri söylüyorlardı.Sonra bir baktım, bana seneler önce manyak diyen adam, bu sefer başka ortamda başkalarına illuminati anlatıyor.Doğruyu bulmasının hatırına sineye çekiyor insan haliyle.
Peki habertürk,trt gibi kanallara çıkan prof etiketli insanların bahsettiği paralel evrenler, milyar yıl uzaktaki galaksiler gezegenleri falan konuşan kişilere, hiç manyak diyen gördünüz mü?
Denmez.
Düz dünyayı bilmeden önce aynı muhabbetleri arkadaş ortamında yapıyorduk.Bize manyak diyen arkadaşlar niyeyse paralel evrenlerden falan bahsedince hiç manyak demiyordu.
Niye?
Amerikan medyasında, (örnek fringe dizisi) ciddi şekilde ele alınır bu 1.
Dünya çapında üniversitelerde, ülkedeki tv lerde dahi çıkar güzel pahalı takım elbiseli insanlar bu konu hakkında ciddi ciddi konuşur bu 2.
Bakın gerçek veya yalan olması hiç ama hiç önemli değil.

Adam ünlü bir kanala çıkmış mı?Adamın bir kariyer geçmişi var mı?Belli bir kesimden saygı duyuyor mu?Bu adam masalda anlatsa gerçekte anlatsa kimse bu adamı ELEŞTİRMEZ!!!.

İnsanlık olarak yıllardır üsttekine bir dokunamama eleştirememe süregelir böyle devam eder.Sıkıysa eleştirin, aforoz edilirsiniz.
Güven konusunu ele alırsak.Günümüzdeki dolandırıcılıklar bir yana, eş dost aile akraba gibi konularda bile en yakınlarımıza mesafeli yaklaştığımız durumlar vardır.

Yahu sen kalkmışsın aynı dilden dahi konuşamadığın adamın “niye yalan söylesinler ki diyorsun”.

Yanındaki eline fırsat geçmemiş adam arkandan sürüsüne iş çeviriyor, eline az bir fırsat geçse normal gelirlide belki aynısını yapacak.
Hayrola otoriteye olan bu aşırı güven neyin nesidir?

Terör örgütü finanse edip, silah sağlayan, yapay savaş çıkaran dünya kaynaklarını sömüren adamlardan bahsediyoruz birader ne güveni diyorsun sen?
Gerçekten kendini insanlığa adamış bilim adamları bir yana, şu lafa da tav olurum “kendini bilime adamış insanlığa adamış insanlar varken sizin gibiler yüzünden....” diye çıkışanlar var birde.

İnançlıysan Allah aşkına yok inançsızsan kozmos aşkına, o kendini bilime adayan çok sevgili bilim adamı arkadaşın maaşını az bir şey azalt bakalım neler oluyor.

Bir atasözü varda buraya yazılmaz, bu konuyla ilgili.

Karşıdaki kim olursa olsun, mayası bozuk olduktan sonra karşıdaki sadece bir insan.İhtirasları uğruna binbir türlü entrika çeviren insanoğlundan bahsediyoruz.

Birbirimizi kandırmayalım kimse tutupta hele ki ettiği tek kelime doğru olmayan ülkelerin bilim ajanslarının sözde en prestijli kanallarda bilim yapma masalının gerçekciliğine inanmak, pollyanacılığa bile rahmet okutur.

Duyularınız, beyniniz, fikriniz, size ait arkadaşlar.Hiç kimsenin dediğine inanmak zorunda değilsiniz.El adama her şeyi der, ağzı torba değil ki büzesin?Toplum her daim doğru veya yanlış bir hareket olsun(toplumun sorgulamamasına dikkat çekilmiştir), topluma aykırı bir hareket yapıldığı zaman hep geçmiş avrupa medeniyetleri misali “büyücü BÜYÜCÜ!!!” diye aforoz etmişlerdir.

Bugünki aşağılama yöntemleri ise yukarıda belirtmiş olduğum gibi, paranoyak, şizofren, akıl sağlığı yerinde değil gibi kelimeler toplumun sorgulamadan bağnazca kabul ettiği değerlere aykırı olan kişilere söylenilen söz.

Sorsan bunu iddia edenlerin hepsi psikoloji analizi yapan insanlar.Yukarıdaki iddiaların tanımını yap desen, google’ı açmadan tanımını dahi yapamaz.
O yüzden laf anlayanın elinden tutun, anlatmaya çalışın.Yok davincinin yazmadığı 4. kişi ise muhattab olduğunuz, bırakın kendi cahilliğinde boğulsun.Zira hayatı boyunca yapacağı tek şey ezikliğini bastırmak uğruna başkalarına hakaret etmekten öte gitmeyecek olan davranışlar olacak.

Yolunuz her daim düz olsun.
1’iniz varsa, 100 olsun.
Eğer gerçeği görmek istiyorsan,
Doğruluk kendine söz olsun.
 
Beğeniler: Luke De Frost